Geri
Anasayfa
Duyurular
Haberler
Profilim
15°C
ANKARA HAVA DURUMU15°C Az Bulutlu
BİZE ULAŞIN 0312 806 2023

Köşe Yazıları

Halk Özel Hareketi Derneği

Beş Ordular Savaşı

- +

Bir anlayışa göre bir toplumda siyasetin yerele doğru ilerlemesi ve tabana doğru yayılması o toplumun demokrasi bilincinin evrilmesi ile doğru orantılıdır. Siyaset ne kadar yerel yapılır ise, tartışılan konular ve çözümler o denli dişe dokunur olur. Bu belirli bir sınıra kadar kabul edileblir ve Kent meclisleri ile günlük yaşamı düzenliyici konular kapsamında anlaşılabilir; lakin siyaset özünde sadece bir seviyede yapılabilir, diğer siyasi faaliyetler ancak bu seviyenin birer türevi vazifesindedirler ve üst seviyenin ontolojisinden müteselsilen etkilenir ve çizgileri çizili alanlarda özgürlüklerinin tadını çıkarırlar. Evet bu Global siyasettir. Dünya üzerinde olan olayları anlamak istiyorsak bakacağımız bir nokta vardır ki o da dünyanın siyasetini belirleyen denge unsurlarıdır. Burada egemen güçlerden bahsetmiyorum. Tüm yerkürenin üzerine dağılmış ana güç unsurları ve bunları geliştirdikleri kısa orta uzun vadeli planlardan bahsediyorum.
Elbetteki, bu güç unsurları en nihayetinde etten kemikten insandırlar. Sayasi akıl insan aklından farklı çalışmakla birlikte insanın temel doğasından öykünmektedirler. İşte bu yazımda Dünyayı şekillendiren güçlerin öykündükleri düşüncelerden ve dünyayı sürükledikleri kaosdan bahsedeceğim.
An itibari ile dünyaya şekil veren 5 unsurdan bahsedebiliriz. Şu an gördüğünüz ve gördüğünüzü sandığınız, anladığınız veya anladığınızı sandığınız, inandığınız veya inandığınızı sandığınız, her şey bu 5 unsurun istekleri doğrultusunda şekillenmektedir. Tabiki her unsur kendi içerisinde belirli bir kadim gelenek ve bilgi ile hareket etmekte. Kökleri binlerce yıllara uzanan doktrinlere sahip olmaktadır.

Bu güçler sırası ile
• Protestan-Evangelist Hristiyanlık
• Katolik-Ortodoks koalisyonuna dayalı Hristiyanlık ki burası en civcivli yeri
• Türkiye Liderliğinde Sünni islam,
• Siyonist Museviler
• Şii Iran dır.
Bunun dışında kalan tüm unsurlar örneğin asya, hindistan ve afrika gibi faktörler ancak bu güçlerirn belirlediği siyasal çizgiler ve ekonomik hedeflere göre hareket eder.
Kısaca bu güçleri biraz açmak isterim.
Evangelist kanat
Evangelist protestanlar ki bunlar içerisinde anglikanlar da sayılmaktadır. Bilindiği üzere görselde Amerika birleşik devletleri liderliğinde gerçekte ise İngiltere kraliçesi baş duruid güdümünde olan, protestan avrupanın da içerisinde bulunduğu kitledir. Evangelist yani müjdeci klise olmasının sebebini Danyal peygamberin kahenetlerine dayandırdıkları stratejilere borçludur. Azgınlıklıkları öyle boyuta gelmiştir ki Tanrıyı kıyamete zorlayacağız diyerek ortaya bir motivasyon koymuşlardır. Kral davutun soyundan geleceğine inandıkları bir mesihin düşmanlarını alt edeceğine inandıkları armageddon savaşının hazırlığı içerisindedirler.Dikkat ederseniz kral davut soyundan kasıtları günümüzdeki yahveist museviler yani Israel soyundan geleceğini düşünmektedirler. Dolayısı ile Siyonist Israel ile armageddon savaşına kadar doğal müttefiktirler. Amaçları Kuddüsdeki El-Aksa camini yıkıp kral Süleymanın tapınağını yapmaktır. Tüm Faaliyetlerini bunun üzerine yaparlar. Taktiksel olarak İluminat aklı ve kabalayı kullanırlar. Albert Pike 1871 yılında bastığı ancak oluşturulması Endülüs zamanına kadar uzanan [MORAL & DOGMA], Yani ahlak ve batıl isimli kitabinda yazan eksenlerde hareket ederler.Tüm dünya savaşlarının tarihsel olarak yazıldığı ve yeni model toplum ile yeni model insanların tasvirlendiği bu kitap dünya siyasetini anlamanın en kritik kaynaklarından biridir.Ayrıca Paraselsus ismide bu kanadı anlamada çok önemlidir.

Siyonist Kanat
Siyonist Yahudiler ise yine Danyal peygamberin kehanetlerine dayandırdıkları armageddon savaşı ile Evangelistler ile paralel stratejiler kurgulamaktadırlar, El-Aksa camiinin yıkılıp süleyman mabedinin yapılması ve sandık üzerinden yahve ile konuşmayı planlarlar. Kral Davut soyunda gelen mesih onları düşmanlarına karşı galip edecek ve Kenan diyarında ( ki dicle ırmağı ile nil nehirleri arası olan bölgedir ) büyük cennet krallığını kuracaktır. Tüm stratejilerini bu fikre göre yaparlar. Taktiksel olarak İluminat aklı ve kabalayı kullanırlar. Dolayısı ile Mesih gelene kadar ve tarafını seçene kadar evangelistler ile ortaktırlar.Teodor Herzl önderliğinde kökleri Endülüste Ibn-Meymun isimli büyük kabalistin öğretileri ile kurulmuştur.

Katalolik-Ortadoks Kanat
Katalolik-Ortadoks koalisyonu. Binlerce yıldır birbirlerini katletmiş olan bu iki klise. Konjenktür gereği bir tarih cilvesi neticesinde koalisyon kurmuştur. Bunu Protestan avrupa birliğinin düşmanı olan vatikanın ile evangelistlerin dışladığı ortodoks klisenin yanlızlığının yanlarına gregoryan yani ermenileri de almaları ile oluşmuş bir kannattır. Amaçları Vatikanın tekrar avrupada egemen güç olması ve Ortadoksların ise Tekrardan Ekümenik şekilde Konstantinopolis yani İstanbulda Büyük Ortodoks klisesinin kurulması ve Rusyanın doğu roma vatikanın ise batı roma konsepti ile dünyaya hükmetmektir. Taktiksel olarak kadim vatikan siyaseti ve panslavist doktrinleri kullanırlar. 12 Şubat 2016 tarihinde Papa ve Patrik Küba da buluşup Bu kanatı resmileştirmiştir. Böylece 1054 yılında birbirlerini AFOROZ eden bu iki klise Papanın Patrike ”Beni ve Roma klisesini Kutsarmısınız” sözleri ile bitmiş gibi gözüksede dengeler değiştiğinde nelerin olacağını kestirmek zordur. Bu şartlı birlikteliğin 1964 de karşılıklı Afarozun iptal edilmesi ile başlayanve Ekümenik dua hareketine, Dinler arası diyalog hareketi ile Fetullah gülen ve cemaati monte edilmek istenmiş, Böyle Türk-İslam Kanadı ile ekümenik kanadın güdümünde hareket edebilmesinin yolunun açılması öngörülmüştür. 1. dünya savaşında Almanya, 2. Dünya savaşında ise İngiltere ve sonrasında Amerikanın güdümünde hareket eden Türklere 3. ve son üçkâğıt yaplımak istenmektedir. Ekümenik Kanat Konsepti her daim kaybeden kanat konseptidir. Bu Hep böyle olmuştur. Bu Konseptlerin 1000 yıllık kaybetme şablonlarını araştırdığım bir çalışma var bunu tamamlayınca. Detaylı bir yazı ile açıklayacağım

Şii İran ve kontrolünde olan güney Irak ve Lübnan hizbullahı, Daeş, Suriye, Yemen Mısır ve İsrail Koalisyonu.
Müslüman olun ya da olmayın, netice itibari ile sünni bir islam ülkesinde yaşıyorsunuz ve terminolojik olarak İranın Imamet hedefine yabancısınızdır. Bizler binlerce yıldır Hilafet kurgularken, Şii iran 12 imam kavramında Imamet peşindedir. Kerbela olaylarından sonra sünni islama en az hristiyan dünya kadar düşman olan bu kavram. Tahranda 10 bin kişik bir birliği ve beyaz bir atı hazır bekletmektedir. Bunu geleceğine inandığı Mehdi için yapmaktadır. Mehdinin gelişi ile imamet tamamlanacak ve tipik düşmanlar yok edilecektir. Bu hedeflerin gerçekleşmesinde İmamete karşı anti-tez olarak siyonizmi değil Hilafeti benimsemişlerdir. Bu çok aykırı bir düşünce gibi gelsede dugusallığı bırakıp göstergelere bakarsanız bunu rahatlıkla görürsünüz. İsrail devleteini kurulduğundan beri tehtid edip bir pinpon topu bile atmamış olan İran, İsraile karşı olan guruplara bol miktarda zarar vermiş ve bunun ödülü olarak, Irak’ın, Yemen’in, Suriyen’in, Mısırın kendi güdümlerine girmeleri izin verilmiştir. Filistin ablukasının en büyük destekçisi olan ve tünelleri devamlı bombayalayan İran güdümündeki Mısır gibi bölgedeki gayri meşru çocuklar olan DAEŞ ve Hizbullah da İranın çıkarlarına hizmet etmektedir. Şii Iranın güdümüne girmeyen Barzaniye uyarı Tokatını Daeş üzerinden atan ve Musulu işgal ettiren İrana ve Bu noktada müttefiki olan Amerika ya en iyi Cevap Türk-İslam kanadının destekleri ile Musulun geri alınması ile verilmiştir. Fırtına Obüslerinin fırtına gibi esmesi ile şoka uğrayan ŞİA ve Batı kanadı, Barzaninin Türkiye ile yaptığı 50 yıllık petrol anlaşmaları ile bir şok daha yaşamız ve çareyi PYD unsurlarını filizlendirerek barzaniye ve Türkiyeye karşı yeni bir piyona sahib olmuştur. Kobani ile ortaya çıkan ve göstermelik zaferler ile propagandası yapılmıştır.
Ve Gelelim Türkiye Liderliğinde Sünni İslama ki biraz torpil geçeceğim anlatırken.
Türk-İslam Kanadı
Herşey Adülhamit han ile başladı. Osmanlı devletinin ömrünü 40 sene kadar uzatan Abdülhamit han 33 yıllık hükümdarlığı ile Yıkılmak üzere olan Osmanlıyı tekrardan diriltmişti ki Mason İttahat ve Tarrakki ile Ermeni Cemaatleri ve Teodor Herzl önderliğindeki siyonist musevilik tarafından yapılan bir darbe ile indirilmiştir. Özellikle 2. Meşrutiyeti gerçek olarak halkı temsil eden mebusların olduğuna inandığı için tamamen kendi organize etmiştir. Osmanlının onun devrinde kurtarılamayacağını analiz ettiği için 150 yıllık bir strateji kurup büyük bir plan yapmıştı. Bu planın birkaç dinamiğini size anlatsam büyük ihtimalle beni deli sanırsınız o yüzden kendiniz araştırın. İşte 2023 hedefleri 2051 ve 2071 hedefleri bunların devamında olan vizyonlardır. Bundan önce Necmettin Erbakanın Milli görüşü. Mustafa Kemalin Nutuk adlı eserinde ve gizlenen vasiyetinde belirttiği islam birliği vizyonları neticesinde. Endonezyadan Arakana, Senegale ve Afrikaya kadar 52 islam ülkesinin birliği üzerine kurulmuştur. 52 Devletin bir sancak altında birleşmesi mottosu ile kudüsü geri almak ve Kendi Coğrafyasında kendi dertlerini çözüm bulani kendi zenginliklerini paylaşan bir medeniyet kurmak ideali üzerine temellenir. Bunun rum ordusu ile yapılacak olan son savaşta zuhur edileceği inanılan hz. Mehdi ile beraber yapılacağı ve el-aksa camiinde namaz kılınacağı ortaya konulmaktadır. Rahmetli Necmettin Erbakanın başlattığı D-8 ve D-20 zirvesi ie filizlenene bu anlayış günümüzde İslam İşbirliği Teşkilatı ile Birleşmiş Milletlere Alternatif bir örgüt olmuştur. Bünyesinde bulunan ISEDAK ile İslam ortak pazarının kurulma çalışmaları başlamıştır. İslam ülkelerinin Kızılay ve Akut birimleri birleştirilip Türkiyenin eğitici ve stratejik önderliğinde İslam coğrafyasında ortak bir olağan üstü durumlara müdehale şuuru geliştirilmiştir.300 binlik tek üniforma İslam ordusunun kurulması ve geçtiğimiz aylarda yaptığı tatbikat ile dünyayı şaşırtan bu teşkilat. Türkiye, Katar, Suudi Arabistan ve Pakistanın başı çektiği bir Birlik Haline Gelmiştir. Yukarıda bahsettiğim diğer dengelerin ortak hedeflerine en büyük engeldir.

Şimdi Sanırım 5 gücün dördünün Mehdiyi beklediği ve bir armageddon savaşı yani maggedon ya da mecidiye denen bu günkü suriye topraklarında yapılması ile zuhur edeceğine inanan 5 güç.
Hepsinin çıkarlarının bir noktada buluştuğu beş güçün dünya siyasetini nasıl şekillendirdiğini konuşmak gerekiyor. Ben buna BEŞ ORDULAR SAVAŞI DİYORUM. Teknolojik ve Siyasi her türlü avantaja Sahip olan Evangelist-Siyonist-Şia kanat, Kaybedeceği aşikâr ama yinede bende varım diyen Doğu hristiyan kanadı ve Türk-İslam Kanadı Arasında gerçekleşen bu savaş BOP projesi ile başlatılmıştı. Sırası ile sınırlarımıza kadar gelen ve son kalenin; yani Türkiyenin düşmesi ile biteceği Batılı kanat tarafından öngörülen bu savaş hiçte onların planladığı gibi gitmedi. Hiç beklemedikleri biri tarafından vurulmuşlardı.
BOP’un en başından beri içerisinde bulunan bu kişi 10 seneden fazla onların güdümünde gibi görünmüş, bütün bunlar olurken kendi iç yapılanmasını örgütlemiş, ülkesindeki gizli teror unsurlarını (burada pkk dan bahsetmiyorum) bir bir deşifre etmiş, kadrolaşmasını çözmüş, ekonomisini güçlendirmiş, tankı, topu, tüfeği, uydusu, helikopteri, füzesi, gemisi, denizaltısı, avionik sistemlerini, elektronik harp sistemlerini, jet uçağını tüm yazılımları ile birlikte üretmiş, mevcut silahlarını modernize edip millileştirmişti.
İstihbarat teşkilatını tekrardan haber alma servisine çevirmiş ve dünyanın her yerinde etkili hale getirmişti. Bu kişi Recep Tayyip Erdoğan dı ve her şey artık batının RTE nin onların güdümünde olmadığına kesin gözü ile bakması ile şekil değiştirmişti. Batıya karşı yapılmış bu takkiye sayesinde onların önüne geçilmiş ve yaptıkları hesaplarını tekrardan planlamak zorunda bırakılmışlardı.
Kısaca anlattığım bu planların bizleri bu gün getirdiği noktayı tarif etmek gerekirse. Suriyede Türkiyenin bir fiil desteklediği 100 bin kişilik islam ordusu, Doğu hristiyan birliği yani rusyanın ikna edilmesi ve suriyeden desteği çekmesi ile büyük ilerleme kaydetmiş. DAEŞ, PYD ve BAAS yani Esede karşı büyük zaferler kazanmıştır. 2 gün önce Esedin, BM den barış görüşmeleri ve ateşkesi konuşma talebinde bulunması bunun bir sonucudur. Kuzey Irak da barzani liderliğinde kurulan kürdistanın eyalet olarak Türkiye’ye bağlanması için tüm çalışmalar bitmiştir. DAEŞ bitirilme seviyesine getirilmiş DAEŞ içerisindeki ajanlar BAAS komutanlara bir bir suikast yapmaktadır.
Yıllarca PKK ile savaştığını sanıp Dağı Taşı bombalayan Türk ordusu içerisindeki hainler temizlenmiştir. Davutoğlunun Açılım sürecinde PKK militanlarını Türkiyenin içerisine çekip silahlarını ve askeri mühimmatlarınıda buralara getirip yığınak yapmalarına izin vermesi ile batının ve içerideki Fetö yapılanmasının desteği ile bir gerilla savaşı başlatabileceğini düşünmesi sağlanmış ve Türkiyenin kontrolünde yok edilmek üzere mevzilenmesine izin verilmiştir bunun sonucunda PKK nın gerilla kadrosunun ¾ Yok edilmiş neredeyse tüm mühimmatı ele geçirilip TSK envanterine aktarılmıştır. PKK nın finans kaynakları bir bir tespit edilip kara para trafikleri engellenmiştir. Oyun içinde oyun vardır,
YAŞ kararları öncesi tüm komuta kademesinden tasviye edilecek komutanlar ile büyük ölçüde Milli leşecek ve bağımsızlaşak Türk devletine son darbeyi vurmak amacı ile hain darbe tezgahlanmış ancak Tuzaklar, tuzak kuranların en hayırlısı tarafından bertaraf edilmiştir.
Peki şimdi ne olacak. Bu 3 ay çok kritik, Batı kanadı NATO tehdidi ile Türkiyenin üzerine yürüyecektir. Burada devreye doğu hristiyan kanadın devreye girmesini bekliyorum. Natonun yani Amerika ve İngilterenin Doğu kanadı ile yeni bir cephe açmaya enerjisi yetmez o yüzden direkt olarak askeri bi hareket yerine Türkiyenin NATO dan ihracı ile dünyaya yalnız bıraktırıldığı izlenimi, batı basını ve iç hainlerin propagandası ile Doğu kanadı içerisindeki kamu oyunu etkileme ve tabiki bizim içimizdeki akıllılar da buna dahil, hemen akabinde Hizbullah, PYD ile arta kalan PKK ve DAEŞ ile ülkeye saldırma ve bunu Hükümete ihale etme var ancak bunda pek başarılı olacaklarını düşünmüyorum asıl hedeflerinin bunu yaparken Türkiyenin uç beyliklerine olan konsantrasyonunu bozmak ve desteksiz bırakmak, Esas planlarının İran ve İsrail destekli Türkiyenin uçbeyliklerine yapacakları operasyonlar olacağını tahmin ediyorum. Ekonomik olarak Türkiyeyi artık vurma şansları yok. 1 trilyon dolarlık bir kaynak şu an Türk-İslam kanadının emrinde, Bunu darbe sonrasındaki ekonomik seyirden anlayabiliriz. 15 sene önce olsaydı bu iş Dolar şu an 8 -9 lira Euro 15 lira borsa % 60 değer kaybetmiş ve en az 5 banka batmıştı. MaaşAllah SuphanAllah ekonomi gayet seyrinde, e tabi yiyip içip yatıp, devlet bize baksın diyen bir kitlenin çığırtkanlıklarını saymıyorum. Onlar mandacılar memnuniyetsiz çığırtkanlıklarına devam edebilirler.
17-25 aralık operasyonu ile etkisiz hale getirilmek istenen Hakan Fidan konusuna gelince. Belliki yakın Zamanda MİT in başındaki görevinden alınacak ve emekli olan Hulusi Akar ile yeni bir Maceraya Doğru yelken açacaklardır. Belki yanlarına enişteyi de alırlar ne dersiniz 🙂

Cesur ve Milli olun,Cesur ve Milli Yaşayın
Saygılarımla

YORUM GÖNDERYorumlarınızı göndermek için alt kısımdaki formu kullanabilirsiniz.