Geri
Anasayfa
Duyurular
Haberler
Profilim
14°C
ANKARA HAVA DURUMU14°C Çok Bulutlu
BİZE ULAŞIN 0312 806 2023

Bizden Haberler

Halk Özel Hareketi Derneği

Öyle Bir Ders Ki Hayat Mı Umut Mu ? Buradan İnsan Mı Çıkar Yoksa Tabut Mu ?

- +

14589745_10154192231424081_1607866758338761462_oTürkiye Cumhuriyetininin öz evladları olarak biz Türkler apolitize olmuş bir şekilde facebook argümanları üzerinden Suriye de yaşananları ve mültecilerin durumunu anlamaya çalışırken, acımasız yargılarımızı, mizah ile süsleyip saplıyorken vicdanın böğrüne, öyle insanlar çıkıyor ki aramızdan , Rahman’ın bir nuru gibi muhteşem bir mütevazilik ile bir nebze de olsa yüreğine su serpiyor insanın.

Ecdad kelimesinin anlamının sadece soy ağacı değil aynı zamanda boy ağacı olduğunu da hatırlatan bu kimseler öyle dersler veriyorlar ki anlamasını bilene, en kimsesiz sandığının bile kimsesinin kim olduğunu hatırlatıyorlar ve hayatlarını umutlarda yeşertiyorlar yetimlerin.

İşte size bu gün böyle bir insanın yaptığı insanlığı anlatacağım, anlatacağım ki aramızdan insanlığını kaybetmiş olanların tekrardan insanlıklarını hatırlayabilme ihtimalleri de benim hayatımın umudu olsun.

09.10.2016

Bu gün uzun zamandır planladığımız bir derneğin kuruluşu ile ilgili, istişare toplantısına katılmak için Ankara’dayım. Türkiye’nin çeşitli illerinden gelmiş çekirdek ekip sabah Kızılay’da buluşup kahvaltı ve çay faslını yaptıktan sonra, istişare toplantısı amacı ile ekibimizin lokomotiflerinden Yaşar bey’in samimi ilişkiler içerisinde olduğu “Ümmetin Yetimleri” derneğine doğru yola çıktık. Sağ olsunlar dernek binasına girdiğimizden itibaren bizlerle Suriye Türkmenlerinden 2 arkadaş ilgilendi. Üst kata çıkıp tanışma faslı ve kendi gündemimiz ile ilgili çalışmalar devam ederken verdiğimiz bir arada derneğin başkanı “Yaşar Kocadal” ile tanışma ve bize faaliyetleri hakkında bilgi vermesi için fırsat bulmuştuk.

ummetyetim1İlk başlarda tam faaliyet alanları hakkında fikir edinemediğim bu kurumun yaptıklarını Yaşar bey bize anlattıkça hayret etmeye başlamış, zira hassas olduğum ve yakın çevremi duyarsızlıkla suçladığım bir konuda, ne kadar cahil ve konunun en kanayan yarası durumlarından ne kadar bir haber olduğumun farkına varmıştım.

Bizler Suriye’de ki savaştan kaçan mültecileri konuşurken, orada ailesini kaybeden yetimlerden bir haberdik… Daha da kötüsü o savaşta bombaların altında, cilt yanıkları gibi kalıcı şekilde yaralanmış olan yetim çocukların durumları hakkında hiçbir bilgimiz yoktu.

Yaşar bey bu konuyu bize derinlemesine bahsederken, yetimlerin durumu ve tespiti, Suriye de ve Türkiye de kurdukları yetimhanelerin hikayelerini, Almanya dan tedarik ettikleri ikinci el tıbbı cihazlar ile İdlip ve Halep’te açtıkları hastaneleri, yetimlere sağladıkları eğitim desteklerini ve bursları, yaptırdıkları yüz nakli ameliyatlarını da bizlere anlatmıştı.

Ancak henüz öldürücü vuruşu indirmediğini bilmiyordum. Bunun için bir miktar daha beklemem gerekiyormuş sanırım.

Dernek toplantımızı bitirdikten sonra bize ev sahipliği yapan “Ümmetin Yetimleri” derneğinin, tedaviye gelen yetimler ve aileleri için oluşturdukları misafirhanede, yine bu yetimler ile öğle yemeğine davet edildik. İşte bu davet aslında benim kafama gerçekleri dang ettiren yerdi. Konuşulanların gerçek halde karşımda bulmuştum. Ailesini gözlerinin önünde kaybetmiş çocukların yaşadığı travmalar, cilt ve yüz yanıklarına sahip bebeler ve çocuklar. Bunlar beni bir anda kendime getirmiş, belki de kafamı kuma gömdüğüm ve anlamak istemediğim gerçeği gözlerimin önüne sermişti. İnsanoğlu olarak ne kadar vurdum duymaz olabileceğimiz gerçeğini.. Yanı başımızda olan insanların dramlarına nasıl sırtımızı çevirebildiğimiz gerçeği. Milletçe vicdanımızı kaybettiğimizin gerçeği…

ummet61 ummer21

 

Velhasılı kelam… Ben ki kendimi, kendimce duyarlı sanarken, nasılda cahil olduğumu anlamıştım ve bu gerçekle yüzleşe bilirdim de yakinen tanıdığım ve kendini “orta doğu bataklığına girmemeliydik” deyince kendisini Orta doğu uzmanı sanan cahil kitlenin insanlığın vicdanına yaptıkları ihanetler ile yüzleşmem ve sineye çekmem sanırım artık mümkün olmayacak.

Ahmak argümanlar ile suriye mizahı üreten alçaklar ancak ahmakları güldürür diyorum ve günün bendeki etkilerini iyi anlatan birkaç mısra ile sizlere veda ediyorum

Ne ayak dayanır buna, ne tırnak!
Bir âlem ki, gökler boru içinde!
Akıl, olmazların zoru içinde.
Üstüste sorular soru içinde:
Düşün mü, konuş mu, sus mu, unut mu?
Buradan insan mı çıkar, tabut mu?

Saygılarımla, İlker Yeşilkaya

YORUM GÖNDERYorumlarınızı göndermek için alt kısımdaki formu kullanabilirsiniz.